PusulaTrakya
PusulaTrakya
KÖŞE YAZISI

Ekranın Ötesindeki Hayatınızı Filtrelemeyi Bırakın!

Elif Nisa Kurt Elif Nisa Kurt Yazarın tüm yazıları
26-09-2025 09:12 2 dk okuma
Paylaş:

Geçen yazımızda telefonlarımızı kaybettiğimizde aslında kendimizi kaybettiğimizi sorgulamıştık. Artık mesele, sadece telefonu kaybetmek değil; telefonun içindeki o mükemmel, pürüzsüz ve sahte benliklerimizi kaybetme korkusu. Çünkü maalesef, birçoğumuz ekranın arkasında yaşamaya, gerçekliğimizi filtrelemeye başladık.

Hepimiz oradayız. O meşhur uygulamalardan birini açıyoruz, bir fotoğraf çekiyoruz ve o an başlıyor: Gözler biraz daha büyük, çene çizgisi daha keskin, cilt kusursuz... Hayatımız da aynı öyle değil mi? En loş, en keyifsiz anları kimseye göstermiyoruz. Sadece en parlak, en pahalı, en "mutlu" anları paylaşıyoruz.

Trakya’nın Samimiyeti Nereye Kayboldu?

Bizim coğrafyamızın, Trakya’nın en güzel yanı neydi? Samimiyeti ve doğallığı. Köy kahvesinde içilen o demli çayın tadı, güneş yanığı yüzlerdeki o içten gülümseme... Bunlar gerçekti. Oysa şimdi, oturduğumuz cafede bile bir köşeye çekilip, "fotoğraf açısı iyi mi" diye dakikalarca uğraşıyoruz. O anı yaşamak yerine, o anın fotoğrafını çekmekle meşgulüz.

Bu durum, özellikle gençler arasında korkunç bir baskı yaratıyor. Sürekli başkasının "mükemmel" filtreli yüzüyle kendi doğal yüzünü karşılaştırmak zorunda kalmak, ruh sağlığını nasıl etkiler? Cevabı belli: Kaygı, özgüven eksikliği ve sürekli bir yetersizlik hissi. Başkalarının hayatının fragmanlarını izleyip, kendi bütünümüzü sorguluyoruz.

Filtreleri Kaldırdığınızda Kimsiniz?

Mesele bir estetik kaygısı olmaktan çıktı, bu bir kimlik krizi.

Eğer telefonumuz bozulursa ya da sosyal medyada bir sorun çıkarsa... Filtreler kalkarsa... O an, aynadaki gerçeğe dönüp bakmaya hazır mıyız? O kusursuz tenin, o abartılı mutluluğun ardında, yorgun bir ruh, bitmemiş işler ve yaşanmamış anlar olduğunu kabul edebilecek miyiz?

Artık, kendi hayatımızın gerçek, doğal halini 'yeterince iyi' görmez olduk. Bir kahveyi içmeden önce poz vermek, bir yemeğin tadına bakmadan önce aydınlatmasını ayarlamak... Bunlar, bizi o anın keyfinden koparıp, sanal bir vitrin kölesine çevirdi.

Ekranı Kapatıp Gerçeğe Dönün

Unutmayın sevgili okurlar, hayat, bir uygulamanın efekt galerisinde gezmekten ibaret değil. Hayat, o filtreleri attığınızda yüzünüzdeki çizginin, gözünüzdeki uykusuzluğun, ama aynı zamanda içten gülümsemenizin ta kendisidir.

Ne zaman ki, o anı yaşamayı, paylaşmaktan daha değerli görürüz; ne zaman ki, doğal güzelliğimizin ve gerçek duygularımızın bir filtreye ihtiyacı olmadığını anlarız, işte o zaman özgürleşiriz.

Telefonumuzu kaybettiğimizde kendimizi kaybetmiştik. Şimdi ise, o filtreleri kaldırıp gerçek kendimizi bulma vaktidir. Hadi, ekranı kapatalım ve Trakya'nın o samimi, filtresiz gün ışığına çıkalım.

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, PusulaTrakya yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Elif Nisa Kurt — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.