PusulaTrakya
PusulaTrakya
KÖŞE YAZISI

O Defterdeki Borç Silindi mi?

Sami Pekcan Sami Pekcan Yazarın tüm yazıları
25-09-2025 09:10 2 dk okuma
Paylaş:

Hepimiz hatırlarız; mahallenin o demirden, çatlak boyalı telefon direklerini. Onlar, şehrin sessiz tanıklarıydı. Ama o direklerin hemen yakınında, hayatın ve samimiyetin gürül gürül aktığı bir başka köşe daha vardı: Mahalle Bakkalı.

O bakkallar, sadece alışveriş yapılan yerler değildi. Onlar, bizim için birer zaman kapsülü, birer komşuluk kalesiydi. Hâlâ gözümün önünde; kapıyı açtığında çınlayan o demode zil, birbirine karışmış sabun, ekmek ve baharat kokusu... O koku, bugün hiçbir AVM’nin, hiçbir zincir marketin parlak koridorlarında bulamayacağın kadar gerçektir.

Bakkal Amca ve Güvenin Sınırı

Bakkal Amca. Evet, Amca. Çünkü o, esnaftan çok bir akrabaydı. Bizi ismimizle, ailemizi soyadıyla tanırdı. Kimin oğlu, kimin kızı olduğumuzu bilirdi. Bize sadece peynir, ekmek vermezdi; yanına iki laf da katardı: "Babanın selamı var," ya da "Hayırlı işler olsun, derslerini ihmal etme."

Peki, onu bu kadar özel kılan neydi? Elbette, o sihirli ve kutsal eşya: Veresiye Defteri.

O defter, kâğıda yazılmış rakamlar listesi değildi. O defter, güvenin mührüydü. Gecenin bir yarısı kapıyı çalıp "Amca, unumuz bitmiş, parayı maaş girince vereceğiz," dediğinde, sana uzattığı o poşet; paranın, faizin, kredi kartının olmadığı yerde, insana duyulan sonsuz saygının ve komşuluk kredisinin göstergesiydi. O, Trakya insanının sözüne duyduğu güvenin somut kanıtıydı. O zamanlar, veresiye defteri, en sağlam bankaydı.

Zincirler Geldi, Sesimiz Kısıldı

Zaman değişti. Parlak, albenili, devasa marketler her köşe başını tuttu. Her şey daha ucuz, daha çeşitli ama... daha ruhsuz. Artık kasiyerler seni tanımıyor, ismini sormuyor. Sadece ürünü barkottan geçirip fişi uzatıyor. O "Günaydın" bile sanki bir emirmiş gibi.

Peki o zincir marketlerde, kapıyı açtığında "Hoş geldin komşu," diyen bir ses var mı? Yok.

Çocukluğumuzdaki ilk bayram harçlığını bozdurma heyecanımız, ilk sakızımızı seçme telaşımız, Bakkal Amca'nın camlı tezgahında yaşandı. O dükkânlar kapandıkça, mahalleler de sessizleşti, sokaklar birbirine yabancılaştı. Bakkal Amca gidince, mahallenin o en samimi, en sıcak haber merkezi de kapandı.

Son Söz: Borç Değil, Hatıra

Tıpkı o demirden telefon direkleri gibi, mahalle bakkalları da değişime direnen hafıza noktalarıdır. Onlar sadece dükkân değil, anı, kültür ve en önemlisi bizim hikayemizdir.

Biliyorum, ekonomi ve piyasa şartları acımasız. Ama biz, o defterdeki borçları çoktan unuttuk. Asıl mesele, o günlerde kurulan samimiyet ve güven bağını silmemek.

Eğer o bakkal dükkânları birer birer kepenk indirirse, telefon direklerinin altındaki o son sıcaklık da kaybolur. Geriye sadece beton, plastik ve isimsiz kalabalıklar kalır. Kanka, o defterdeki borç silindi mi bilmiyorum ama; biz, o hatıralara olan borcumuzu asla unutmayalım.

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, PusulaTrakya yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Sami Pekcan — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.